18 Eylül 2018

ELEKTRİK :

03 Ocak 2014 Bu içerik 1.458 kez okundu.

Iyi Bir Aydinlatma Düzeninin Özellikleri

Iyi Bir Aydinlatma Düzeninin Özellikleri Iyi bir aydinlatma için, aydinlatmanin yeterli yeginlikte olmasi tek kosul degildir. Bunun yaninda, bir isyerinin aydinlatma düzeni baska kosullari da içermelidir. Bu kosullar söyle siralanabilir:
Iyi Bir Aydinlatma Düzeninin Özellikleri

Iyi bir aydinlatma için, aydinlatmanin yeterli yeginlikte olmasi tek kosul degildir. Bunun yaninda, bir isyerinin aydinlatma düzeni baska kosullari da içermelidir. Bu kosullar söyle siralanabilir:

1. Kullanilan isigin niteligi uygun olmalidir : Uzmanlar, en iyi isigin beyaz isik (gün isigi) oldugunu belirtmektedir. Bu nedenle beyaz isiktan, olanaklar elverdigince yararlanmak gerekir. Gün isiginin yetersiz kaldigi durumlarda ve gece çalismasinda, gün isigina benzeyen isiklardan yararlanilmalidir.

2 Aydinlatma tekdüze olmalidir : Çalisilan yüzeyin her yanindaki aydinlatma düzeyi esit olmalidir. Tek düzelik saglanmazsa, göz degisik aydinlatma düzeylerine kendini uyumlamak için çaba harcayacagindan çabuk yorulacaktir. Tek düzeligi saglamak için yaygin isinlar veren isik kaynaklan kullanmak ve bunlari birbirine yakin yerlestirmek gerekir.

3 Aydinlatma duragan olmalidir : Aydinlatmanin diger bir kosulu duragan, yani sabit olmasidir. Isik kaynagi titresim yapmamalidir. Titresime, isik kaynaginin parlakligindaki hizli degisme sebep oldugundan, göz bu hizli degisikliklere uyabilmek için asiri çaba harcar ve çabuk yorulur. Akkor telli lambalar titresim yapmazlar. Floresan lambalarin isinlariysa, titresim yaparlar. Bu titresmeyi ikili veya üçlü baglantilarla yok etmek mümkündür.

4. Aydinlatma göz kamasmasina neden olmamalidir: Isik kaynaginin, göz kamasmasina neden olmamasi için, görme alani içine düsen isik kaynaklarinin maskelenmesi gerekir. Bu maskelenmenin, lambayi tamamen kaplayacak biçimde olmasina özen gösterilmelidir. Göz yorgunluguna ve basarinin düsmesine neden olan göz kamasmasi maskelenmemis, yüksek güçlü isiklarin yanlis yerlestirilmesinden kaynaklanir. Özellikle duyarli görmenin gerektigi ince islerde, göz kamasmasi ciddi yakinmalara neden olur. Bir isik kaynaginin göz kamasmasina yol açip açmadigini anlamak için basit bir test uygulanir : Çalisma pozisyonundaki bakis dogrultusuna yerlestirilmis bir esyaya bakilir ve isik kaynagi bir kartonla maskelenir.

Eger, bu durumda bakilan esyanin ayrintilari daha iyi seçiliyorsa isik kaynagi göz kamasmasi yapmiyor demektir. Göz kamasmasi, dolayli ve dolaysiz göz kamasmasi olarak ikiye ayrilir. Dolayli göz kamasmasi, isik kaynagindan gelen isinlarin parlak bir yüzeye çarparak yansimasi ve bu yansiyan isinlarin göze gelmesiyle olusan kamasmadir. Bunu önlemek için, isik kaynaklarini tavana çok yakin yerlestirmemek, yaygin isik veren isik kaynaklari kullanmak ve esyalari mat renklere boyamak gerekir. Dolaysiz göz kamasmasi, dogrudan dogruya isik kaynagindan gelen isinlarin gözde neden olduklari kamasmadir. Örnegin, karsidan gelen bir otomobilin farlarinin yaydigi isinlarin neden oldugu göz kamasmasi,vb. gibi... Bu tür göz kamasmasindan sakinmak için isik kaynagini, bakis çizgisinin 60° üstüne yerlestirmek gerekir. Ayrica yaygin isik veren isik kaynaklan kullanmak ve bunlari maskelemek yararli olur.

5. Çalisilan yüzeye gölge düsmemelidir : Çalisilan yüzeyde görmeyi güçlestirecek asiri gölgelerin olusmamasi için isik kaynaklarinin dogru yerlestirilmesi, ayrica isik kaynaklarinin isigin bir kismini tavana ve duvarlarin üst bölgelerine dagitacak türde lambaliklarin içine konmasi gerekir. Göz Kamasmasini Saptamaya Yarayan Basit Bir Test Bir malzemenin üzerine düsen isigin gelis dogrultusunu degistirerek, bazi kisimlarin daha kesin hatlari ile görünmesini saglamak ya da bazi kisimlarin göz alici, keskin görüntüsünü matlastirmak mümkündür. Gölgeleme olarak bilinen bu islem, endüstride ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detaylarin görülmesini kolaylastiran bir yaklasimdir. Burada amaç, normal kosullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydinlatilmasi ve ortam isiginda parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görülmesini ve incelenmesini saglamaktir . Yöresel aydinlatma amaciyla, masa ve tezgahlarin aydinlatilmasinda kullanilan isikliklarda, gerekli olan tüm elektriksel güvenlik önlemlerinin alinmasi gerekir.

Parlamalarin önlenmesi Üzerinde islem yapilan cisim ve yüzeylerin parlamasi, esas yapilan isin görülmesini güçlestirecegi gibi, göz uyumunu da zorlar. Parlama; aydinlatilmis yüzeylerden bir bölümünün digerlerine bakarak daha fazla isik yansitmasi, asiri isikli görünmesi ya da kaynaktan yansiyan isigin dogrudan göze yansitmasi olarak açiklanabilir. Isik kaynaginin parlamasi ya da çalisma yüzeylerinin parlamasi, isgörenin bakis açisina ve çevrede parlama ve yansimalara elverisli malzemenin bulunmasina baglidir, îs ortaminin gereginden fazla aydinlatilmis olmasi ve çok yüksek düzeyde yansitma özelligi olan; tavan, duvar, malzeme ve döseme düzeninin bulunmasi çogunca, operatörün görüsünü etkilemeyebilir fakat, uzun dönemde rahatsiz edicidir. Böyle bir durumda, aydinlatilmis çevrede yansitici yüzeylerin renk özellikleri ile, yansima faktörü azaltilabilir . Özel aydinlatma gereksinimi olan is sekillerinde, ortam aydinlatmasinin düzeyi ile özel aydinlatma düzeyi arasinda büyük bir fark olusturulmamalidir. Bunun için üzerinde devamli ve incelikli islemler yapilan tezgâh yüzeylerinin açik renkli olmasi önerilir. Ancak, tezgâh üstü çok cilali ve parlak olursa, isik kaynagindan bu yüzeye düsen isik, büyük ölçüde yansitilacagi için incelikli görüsü zorlastirir. Bu nedenle de parlak ve cilali yüzeyler yerine matlastirilmis açik renkli yüzeyler tercih edilir.

Yapilan is ve çevresinin aydinlatilmasinda, basvurulan her türlü önlem, yeterli rahatlik saglayamiyorsa ve çalisma yüzeylerinin parlamasi ve isik yansitmasi önlenemiyorsa, isik kaynaginin yerini degistirmek gerekebilir. Böylece, isigin parlayan yüzeylere gelis açisi degistiginden, dogrudan göze yansimalar önlenir. Isik siddetinin giderek artirilmasi ve isyerinin genis pencere ve gün isigi aydinlatma sistemleri ile donatilmasi, bir yandan belli avantajlar saglarken, islem istasyonlarinda yansima ve parla malara neden olursa, tüm avantajlari gölgeleyen bir etki olusur. Bu yaklasimlar dikkate alinarak, aydinlatma tekniginde islem yüzeylerinin aydinlatilmasinda «Kabul edilebilir parlama düzeyi» olarak tanimlanan bir kavram gelistirilmistir. Bunun için isyeri aydinlatilmasinda kullanilan tüm sayisal degerler, aydinlatilan hacimler, islem yüzeylerinin parlaklik indeksleri ve topyekün aydinlatma düzeyi gibi degerler kullanilarak bir «Parlama indeks» degeri elde edilmistir. Aydinlatma Mühendisleri Cemi- yetinin yayinladigi elkitabinda Parlama indeksi degerlerine göre siniflanmis isyerlerindeki aydinlatma gereksinimi, yapilan is ve islemlere göre belirtilmistir. Genelde üç sinif Parlama Indeksi dikkati çekmektedir:

(1) Hiçbir sekilde parlama kabul etmeyen is sekilleri: Parlama indeksi sinin 10, (2) Parlamanin en az düzeyde tutulmasi gerekli isler: Parlama indeksi sinin 13, (3) Parlamanin belli bir düzeyde bulunabilecegi isler: Parlama indeksi siniri 16-28 arasi . Aydinlatma düzeyi ve Parlama indeksi tablolari birlikte incelendiginde tercihlerin ayni grafik degisiklikleri göstermedigi ortaya çikmaktadir. Nitekim, bazi hallerde oldukça yüksek düzeyde aydinlatma istendigi halde, parlama indeks degerinin düsük olmasi tercih edilmektedir. Benzer bir örnek olarak; ameliyathanelerde, çok yüksek bir düzeyde aydinlatma öngörüldügü halde, hemen hemen hiç parlama olmamasi öngörülür (Parlama indeksi 10). Ayni sekilde, aydinlatma düzeyinin oldukça yüksek olmasi istenen, hasta bakim ünitelerinde ise belli ölçüde bir parlama kabul edilebilir ve bu gibi yerlerdeki Parlama indeksi 13 olarak verilmistir. Parlama indeksi yaklasiminin pratige uygulanmasi genelde kabul edilmis aydinlatma standartlarini pek degistirmedigi halde, aydinlatma sorununa bir bakima rahatlik kriteri getirmektedir.

3. Isik titresimlerinin önlenmesi . Desarj lambalari (sodyum buhari, civa buhari ya da floresan) alternatif akimla çalisirlar ve her akim yönü degisikliginde de yanip sönerek çalisirlar. Elli Hertz frekansli bir akim kullanan lambalar saniyede bunun iki misli yanma ve sönme yaptigi için, bu titresimler gözle farkedilemezler. Ancak, böyle bir isik altinda çalisan makine operatörleri bir algi yanilmasi sonucu, makine devirlerinin yavasladigi ya da durakladigi gibi yaniltici algilamalar yapabilirler «Stroboskopik Etki» olarak bilinen bu soruna çözüm bulmak için; is ortami aydinlatilmasinda kullanilan lambalarin yanisira, farkli bir yanma - sönme devri ile çalisan özel isik kullanilabilir. Kesin bir çözüm de ortam aydinlatmasinin trifaze bir akim kaynagindan ve farkli fazlarda monte edilmesidir. Yüksek düzeyde aydinlatma gereken yerlerde genellikle trifaze akim kullanilir Floresan lambalarda titresimler daha çok uç kisimlarda görülür. Bu nedenle, isikli tüplerin uç kisimlarinin görünmemesi için bir kilif içine alinmasi önerilir. Böylece, isik titresimleri dogrudan algilanamayacaktir. Yapilan gözlemlere göre, bazi isgörenler, titresimlere daha duyarli olabilmektedir.

4. Gölgeleme (Modelleme) . Bir malzemenin üzerine düsen isigin gelis dogrultusunu degistjrerek, bazi kisimlarin daha kesin hatlari ile görünmesini saglamak ya da bazi kisimlarin göz alici, keskin görüntüsünü matlastirmak mümkündür. «Modelleme» olarak bilinen böyle bir islem, endüstride ve özellikle kalite kontrol hizmetlerinde detaylarin görülmesini kolaylastiran bir yaklasimdir. Modelleme için genel ortam aydinlatmasina ek olarak, özel bir modelleme isik düzeninin projelendirilmesi gerekir. Amaç, normal kosullarda çok iyi görülemeyen yüzeylerin daha iyi aydinlatilmasi ve ortam isiginda parlayan yüzeylerin gölgelendirilerek, netlikle görülmesi ve incelenmesini saglamaktir.

5. Aydinlatmada Renklerin Uyumu . Kullanilan renklerin çalisanlarin hosuna gitmesi ve bu renkler arasinda kendilerini rahat hissetmeleri gerekir. Canli renkler ilk basta hosa gitmekle beraber, çekiciliklerini kaybeder ve zamanla sikinti verebilir. Öte yandan, tüm is yerlerinin ayni renkle boyanmasi da göze hos görünmez. Aralarinda uyum olan birkaç renk seçip bunlarla isyerlerinin boyanmasi uygun olur. Tüm renkler, genelde benzer etkileri olan fakat bireylerin performansi üzerinde farkli etkiler gösteren p***olojik özelliklere sahiptir. Bunlarin en önemlileri, uzaklik hayalleri, sicaklik hayalleri ve duygular üzerindeki etkilerdir. Genelde, koyu renkler can sikintisi verir ve kirlilige yardim eder. Mat renkler parlaktir ve nese saçar, daha fazla isik yayarlar ve daha mükemmel, daha sürekli temizlik için tesvik edicidirler. Bir oda için renk düzeni tasarlanirken, önce amaçlar analiz edilmeli ve renk düzeni fizyolojik ve p***olojik ihtiyaçlara uydurulmalidir. Endüstride, bireysel (özel) is yerleri için renk düzeni yukarida belirtildigi sekilde tayin edilmelidir. Renk düzeni o odada yapilan isin türüne uygun olmalidir. monoton iste, bir sütun, bir kapi veya bir duvar gibi birkaç parçayi birbirinden ayirmak için, uyarici renkler kullanilmalidir. Genis yüzeyler parlak renklere boyanmamalidir. Eger is fazla dikkat gerektiriyorsa, renk düzeni, dalginligi önlemek için ilimli olmalidir. Bu nedenle, duvarlar, tavanlar ve diger kisimlar mat pastel renk tonlariyla boyanmalidir.

Daha güçlü renkler, sadece holler, koridorlar ve umumi helalar gibi az kullanilan yerler için kullanilabilir .

Yorum Ekle

Adınız Soyadınız *
Email Adresiniz *
Mesajınız *
Güvenlik Kodu
*

Yorumlar

Henuz yorum yazılmadı.İlk yorumlayan siz olun
Page Rank